Bir bilimsel araştırmanın temelini bir “problem” oluşturur ve bilimsel araştırmadan bu probleme yanıt vermesi beklenir. Bu probleme yanıt aranırken de ele alınan değişkenler arasındaki muhtemel ilişkilerin ve nedenselliğin varlığını ya da yokluğunu ifade eden önermelere hipotez denir.
İyi bir hipotez nasıl olmalıdır?
İyi bir hipotezin sahip olması gereken bazı temel özellikler vardır. Pek çok öğrencinin tez yazma süreçlerinde sıklıkla yaptıkları hata hipotezlerinin doğru olması gerektiğine inanmaktadır. Oysa bilimsel bir çalışmada önemli olan iyi kurulmuş bir hipoteze ya da hipotezlere sahip olmaktır.
Test edilebilirlik
İyi bir hipotezin sahip olması gereken özelliklerin başında bilimsel yöntem aracılığıyla test edilebilir, onaylanabilir ya da reddedilebilir olmasıdır. Bu nedenle subjektif, yani kişiden kişiye değişebilecek bileşenlerden arındırılmalıdır. Nesnel bir zeminde ele alınmalıdır.
Hipotezin nesnelliğini ve test edilebilirliğini bir örnekle ele almak gerekirse:
“Kahve içmek mutluluğu azaltır” (hatalı kurulan hipotez)
Bu hipotez test edilebilir bir önerme barındırmaz. Çünkü bir insanın kahve tüketim miktarı ölçülebilir olmakla birlikte mutluluğun kişiden bağımsız bir ölçüm yöntemi bulunmamaktadır. Bu nedenle buradan elde edilecek bütün sonuçlar subjektiftir. Daha iyi bir önerme örneği ise:
“Günlük tüketilen kafein miktarının algılanan stres seviyeleri üzerinde anlamlı etkisi bulunmaktadır” (doğru kurulmuş hipotez)
Burada tüketilen kahve türü ve miktarına göre kafein alımının hesaplanması, ayrıca algılanan stres seviyesinin bir ölçek ile değerlendirilmesi mümkündür.
Açıklık
Hipotezlerin net ve anlaşılır olması oldukça önemlidir. Özellikle hangi ilişkinin araştırıldığı, neyin test edildiği ya da hangi nedenselliğin öngörüldüğü belli olmalıdır. İlk bakışta göz ardı edilmesi zor bir özellik olsa da yeterince açık olmayan hipotez kurulumu oldukça yaygın bir durumdur.
Örneğin:
“Düzenli egzersiz yapmak, sağlığı olumlu etkiler” (hatalı kurulan hipotez)
İlk bakışta çok net bir hipotez gibi görünse de açıklık bakımından önemli eksikleri bulunmaktadır. Buradaki en bariz problem “düzenli” kavramıdır. Her iki haftada bir pazartesi günleri mutlaka spor yapan bir birey düzenli spor yapıyor sayılabilir. Fakat bir hafta 3 gün bir hafta 2 gün spor yapan bir kişi düzenli spor yapıyor sayılmayabilir. Diğer bir problem ise “sağlık” kavramının kapsamıdır. Kilo kontrolü, kalp sağlığı gibi hususlar olabileceği gibi bağışıklık, eklem sağlığı da bu kapsama alınabilir. Bu nedenle önemli bir netlik problemi vardır. Söz konusu hipotez şu şekillerde daha doğru yazılabilir:
“Kişilerin haftalık kardio egzersizi yapma sürelerinin, dinlenme kalp atış hızları üzerinde anlamlı etkisi vardır” (doğru kurulmuş hipotez)
“Haftalık en az 2 saat kardio egzersizi yapanların dinlenme kalp atış hızı ortalamaları, hiç yapmayanlardan daha düşüktür” (doğru kurulmuş hipotez)
Bilimsel bilgi ile tutarlılık
Hipotezlerin kanıtlanmış ve doğrulanmış bilimsel veriler ile uyumlu olması gerekmektedir. Bu genel olarak sıklıkla düşülen bir hata olmamakla birlikte temelde korelasyon ve nedenselliğin birbirine karıştırılması sonucu ortaya çıkma eğilimindedir.
“Dondurma satışları arttığında havuzda boğulma vakaları artış gösterir” (hatalı kurulan hipotez)
Bu hipotez, hava sıcaklığının yazın arttığı, dolayısıyla dondurma satışlarının da yükseldiği ve yaz aylarında havuza gitme miktarının da arttığı düşünüldüğünde mantıklı gelebilir. Ancak, burada dikkate alınması gereken husus dondurma satışlarındaki artışın doğrudan boğulmayı etkileyeceğinin mantıksal bir temeli olmamasıdır.
Tahmin edici olma
Hipotezler tanımları gereği bir ilişki ya da nedensellik ortaya koymalıdır. Bu nedenle doğrulanabilir ya da reddedilebilir olan bir önerme olmalıdır.
“İnternet bilgi edinimi için önemli bir araçtır” (hatalı kurulan hipotez)
Bu söz öbeği bir hipotez değildir. Çünkü bir tahminde bulunmamaktadır. Teknoloji çağında, internetin önemli olduğu artık genel bir gerçektir. Ayrıca “önem” test edilebilir bir olgu ile de ilişkilendirilmemiştir. Bu nedenle test edilebilirliği de yoktur. Ayrıca ifade de bir ilişki ya da bir nedensellik de yer almamaktadır. Daha doğru bir hipotez kurmak gerekirse:
“İnternet erişimi bulunan öğrencilerin tarih sınav notları, internet erişimi bulunmayan öğrencilere göre daha yüksektir.” (doğru kurulmuş hipotez)
Bu yeni ifade de hem bir nedensellik ilişkisi bulunmakta hem de bir tahmin yürütülmektedir. Ayrıca “tarih sınav notları” ölçülebilir bir unsurdur.

